Make your own free website on Tripod.com

AFORİZMALAR

Günümüz dünyasında sözün değerini yitirmesi(ellul,sözün düşüşü,s.236), okuma isteksizliğinde odaklanmamışsa eğer, nerede odaklanacaktır başka?...

Şiir diyalektiktir.  

Baudelaire’in kenti, ölümlü bir aylaklık; bulanıklık; anlamsal belirsizlik olarak görmesi, diyalektik olmanın tepeden görünümünden başka bir şey değildir.

Popüler kültürde, diyalektik her imaj, bir rüya imajı ile örtülmüştür. Ozanlar açın bu örtüleri!..  

Diyalektik imajı göremeyen sanatçı, hele ozan olur mu?.. 

2001’in Türkiye’sinde TÜRKܒnün. Pop kültür/pop yaşam içindeki yeri ve öne çıkarılmasındaki mantıkta tıpkı operetlerin öne çıkarılmasındaki mantıktır. TÜRKÜ kültürünün "basitliği" ile yetişmiş olan yeni, paralı kitlelerin kendilerini çok iyi bir biçimde bulabildikleri, yansıtıldıklarını gördükleri ve hiç te aşağılanmadıklarını duyumsadıkları; “aşağılanma“ duygusunu, “geleneksel”e bağlanarak kolayca yendikleri, kovdukları bir alan olduğundan TÜRKܒyü sevdiler. Bunu önemli buluyorum...

Yapılan, organik olan ile çatışkınlığı nedeniyle, canlı bedeni inmorganik dünya ile çiftleştirmek değil mi? Baudelaire, bu soruyu, “her insan kendine yetecek ölçüde afyon taşır içinde,durmamacasına yenilen bir afyon!..” “Sanat,doğayı yeniden düşle düzenler, düzeltir, güzelleştirir,yeniden kalıba döker.” diyerek sorar!..

Sanat, değişimi kendi olanaklarıyla sağlamak isteyince sığlık ve düzeysizlik şiire kolayca yamanır. Bu yozlaşma, sanatsal üretim, toptan satışa elverişli formlarla salt satış için değişikliklere uğratılarak genişletilmekte ve derinleştirilmekte ve giderek sanattan, şiirden uzaklaşılmaktadır. 

“Kullanılabilirlik”, özellikle şiir için söz konusu edilemez/edilememelidir. Kullanılabilir şiirler, tıpkı gazeteler ve basın, medya için üretilmiş “kullanmalık” metalar gibi erişilirliği ve anlaşılırlığı en kolay ürünlerdir.  

Sentimentalizmin yenik insanı, şiirimize de yansımadı mı? 

Artık, romantizmin o özü direnen insanını arar olduk şiirde!..  

Şiirin dili, önce ozanı, sonra da okuyucuyu gün ışığının aydınlattığı gündelik hayatın dışına, dünyadan başka bir dünyaya götürür.  

Yoksa, allegorisi olmayan mecazlı bir dil hiç mi olmamıştır yeryüzünde?

“Nesneyi daha gerçek kılan çokanlamlılıktır.(İ.Berk)” Neden?.. Çünkü; nesnenin tüm boyutları çokanlamlılıkla günyüzüne çıkar da ondan!..      

DATA(belki de hambilgi demeliydim?!..)  >> BİLGİ >> INFORMATION(bilginin ya da usun benimsenmesi ya da iletişimi)
formülü, şiirin oluşum sürecinin şemasından başka nedir ki?

Usun, şiirde de herşeyi denetim altına almaya kalkmasından korkan İlhan Berk’in, şiir kurarken sözcüklerin, nedensellik arama, tartışma ya da istatistiksel yöntemlerle dünyayı değiştirme ve geliştirme işlevini nasıl gerçekleştirebileceğini düşündüğünü hiç sanmıyorum.

 

ANA SAYFA    YORUM     GERİ

Bu sitedeki eserler yazarın izni olmadan herhangibir şekilde kopyalanamaz veya yayınlanamaz.

Yazıların her haklı saklıdır.